• Çankaya / Ankara Eskişehir Yolu 4.km, Söğüt İş Merkezi, 2178. Cad. No:2/2
  • 0312 286 00 08 0555 890 00 08
  • Randevu Al

SOFRAMIZDAKİ ZEHİR ŞEKER!

  1. Gençleşiyorum
  2. Genç Blog
  3. SOFRAMIZDAKİ ZEHİR ŞEKER!

SOFRAMIZDAKİ ZEHİR ŞEKER!


SOFRAMIZDAKİ ZEHİR ŞEKER! | Gençleşiyorum.com


SOFRAMIZDAKİ ZEHİR ŞEKER!

Hiç birimiz yaşlanmak istemiyor. Zaman geçsin ama biz genç sağlıklı görünelim istiyoruz. Kimimiz otuzunda,  kimimiz ellisinde bilinçlenip yaşlanmayı durdurmaya yönelik işlemlere başvuruyoruz. Sigara, güneş, alkol, çevre kirliliği, radyasyon, kötü beslenme ve hareketsiz yaşam bildiğimiz, konuştuğumuz yaşlanma sürecini olumsuz etkileyen faktörler. Oysa tehlike soframızda, her gün yediğimiz ve verdiği zararın farkında olmadığımız “şeker”! Şeker, hücrelerimizin enerji  molekülü olup fazlası en az sigara kadar zararlı olabiliyor. Nasıl mı?


Bildiğimiz,  insülin isimli bir hormon şekeri hücreye sokuyor ve hücre içinde şeker molekülünü enerji elde etmek için oksijenli ortamda parçalıyoruz.  Bilmediğimiz ise, hücre içine giremeyen fazla şeker molekülünün kendisi,  bulunduğu ortamdaki protein molekülü ile direkt etkileşime girebildiği ve şekerlenmiş protein dönüşümüne yol açtığı... Yaklaşık 3 haftanın sonunda bu şeker, o proteinin yapısını tamamen değiştirerek işlevsiz ve serbest oksijen radikali kadar “kararsız glikoproteine” dönüştürüyor. Sonuçta, masum sandığımız şeker, yapıtaşımız olan proteinlerin sadece üç hafta içinde yapısını bozup işlevsiz hale getiriyor. Örneğin kanımızda dolaşan oksijen taşıyan protein, hemoglobin artık oksijen taşıyamaz hale geliyor. Gözümüzde biriken şeker, korneal proteini bozduğu için katarakt ve körlük yapıyor. Damar duvarında bulunan proteinler şekerleniyor, damarlar kasılamıyor, yüksek tansiyon hastalığı başlıyor. Kalp kası kasılamıyor, kalp yetmezliği ortaya çıkıyor. Sadece üç hafta içinde fazla yediğiniz şeker, bunu  hergün, vücudumuzun tüm proteinlerine, tüm organlarında yapıyor...


Biz ömrümüz boyunca, her gün, harcayamayacağımız kadar çok şeker yiyoruz. Şekeri atmıyor vücudumuz, insülinin yettiği kadarı hücre içine sokuluyor, giremeyen fazlasını dokularımızda depoluyoruz.


Tek korkumuz ise kilo almak. Şeker kilo aldırmaktan öte bizi sinsi sinsi zehirliyor..


Cildimizin yapıtaşı olan proteinler; kollajen ve elastin lifleri işlevsiz hale getiren şeker, cildimizde geri dönüşümsüz elastikiyet kaybına ve sarkmalara, yaşlanmaya, bu şekilde yol açıyor...  Ne kadar Mezoterapi, radyofrekans, lazer vs.  yapalım, cildimizde birikmiş şekerin verdiği hasarı onarmamız mümkün olmuyor malesef... Özetle yaşlanmaktan öte hastalanmak istemiyorsak ve Gençleşmek istiyorsak eğer, şeker yemeyelim !