• Çankaya / Ankara Eskişehir Yolu 4.km, Söğüt İş Merkezi, 2178. Cad. No:2/2
  • 0312 286 00 08 0555 890 00 08
  • Randevu Al

İltihaplı Aknenin Antibiyotiksiz Tedavisi

  1. Gençleşiyorum
  2. Genç Blog
  3. İltihaplı Aknenin Antibiyotiksiz Tedavisi

İltihaplı Aknenin Antibiyotiksiz Tedavisi


İltihaplı Aknenin Antibiyotiksiz Tedavisi | Gençleşiyorum.com


İltihaplı Aknenin Antibiyotiklere gerek kalmadan tedavisi mümkün !


Akne; ergenlik döneminde başlayan ve ömür boyu süren kıl yağ biriminin mikrobik bir hastalığı aslında. Cinsiyet hormonlarının uyarısı ile yağ salgısının arttığı dönemde başlıyor, yağ bezlerinin keratinizasyon bozukluğu dediğimiz Tıkanıklığı da eklenince gözenek içinde bakteriler çoğalıyor, iltihaplı sivilce oluşuyor. İltihaplı sivilceler artarsa, çökük ve derin kalıcı iz oluşumu, ergenlik döneminde beden algısı ve özgüveni gelişmekte olan genci çok üzüyor. Biz dermatologlar, akneyi klasik olarak, antibiyotikli ve kurutucu kremler ve ağızdan antibiyotikler ile tedavi etmeye çalışıyoruz. Ancak ağızdan verilen antibiyotiklerin başta sindirim sistemindeki faydalı probiyotik mikroplar üzerinde olumsuz etkileri var... Uzun süreli kullanımları bağırsak sağlığını dolayısıyla tüm genel sağlığımızı tehdit edebiliyor.


Çok şanslıyız ki cildimiz, ışık sistemleri ile tedaviye çok iyi yanıt veren bir organ... 480 nm dalga boyu cilt bakterilerini öldürebiliyor. Soğuk ışık tedavisi, bu 480 nm dalga boyunu kullanarak, iltihaplı sivilceleri ağrısız ve kabuklanma bile olmadan, haftada 1 kez, 1-2 ay içinde kurutabiliyor ve böylece akneye bağlı kalıcı izlerin oluşumunu engelliyor... Üstelik LED soğuk sarı ışık sayesinde işlem sırasında kızarıklık dahi olmuyor, hızlı iyileşiyor, böylece tedaviye yaz ve kış aylarında devam edebiliyoruz. Boyun, dekolte, eller... Unuttuğumuz özellikli bölgeler...


Yüzümüz yıllarla değişirken kendimizi daha iyi hissetme çabasıyla tabii ki öncelik verdiğimiz bölgelerin başında geliyor. Dekolte, boyun, eller bir o kadar önemli ama geri planda kalıyor. Daha da önemlisi bence, bedenin bütünüyle uyumlu olması....Yani yüzümüzü dolgu, toksin, mezoterapiler vs ile 35 de sabitlesek bile, boynumuz 45, ellerimiz 50, karın, kalça ve bacaklarımız 50 üstü gösterse ne kadar kendiniz ne kadar iyi hissedersiniz tartışılır... Boyun bölgesi sadece yaşlanma sürecinde değil çocukluk döneminden başlayan enine çizgilenmeler ile kozmetik açıdan rahatıszlık veren bir bölge olabilir. Boynun kas yapısı, yıllar içinde zayıfladıkça ve cildin elastikiyet kaybı ile enine boyun çizgileri derinleşirken, boyun kaslarının aşırı güçlenmesi de platysma bantları yani çeneyi sıkınca boynu kaldırınca belirginleşen kas bantlarıyla rahatsızlık verebilir. Çene kemiğindeki erime ve küçülmeye eklenen metabolik değişikliklerle artan çene altı yağ dokusu da gıdık oluşumu ile sonuçlanır.


Dekolte, güneşe yoğun kalan bir bölge olması sebebiyle kızarıklık, kılcal damar ve fotoyaşlanma sürecinde en az yüz,el bölgesi kadar şanssızdır. Kılcal damar oluşumu ve göğüs arasında dikey kırışıklıkları 40'lı yaşlardan itibaren görmeye başlarız. Ellerimiz, maruz kaldığı hem fiziksel hem de kimyasal zararlar ile aslında 20'li yaşlardan itibaren kuruma, egzema, ince kırışıklıklar, tırnak yapısının bozularak uçlardan tabaka tabaka ayrıması gibi sorunlar yaşar. 50'li yaşlardan itibaren de güneş lekeleri kalın kırışıklıklar gözle görülür ve rahatsızlık vermeye başlar... Bu sebeple tüm yüz uygulamalarına boyun,dekolte ve eller de dahil edilmelidir. 20'li yaşlardan itibaren, ellerin erken bakıma alınması gerekir;medikal nem bakımları, tırnak güçlendirici bakımlar gibi... En önemlisi mümkün olduğu kadar kimyasal( deterjan, temizlik malzemeleri, boya vs) temasına karşı koruyucu eldivenler giymek ve sık sık güneş koruyuculu nemlendiriciler sürmek faydalı olabilir. 30'ların sonlarına doğru, kimysal asitlerle cilt soyma, nem mezoterapileri, dermaroller, PRP, gençlik aşıları gibi cilt kalitesini arttıran yöntemlere başlamak, 40'lardan itibaren azalan deri altı yumuşak dokuyu hyaluronik asit dolgular, mineral dolgular ile desteklemek ve Soğuk Işık (530 nm ışık) kullanarak yaşlılık lekeleriyle mücadele etmekte fayda var..


Süreklilik, yaşlanma karşıtı tüm uygulamalarda tabii ki çok önemli olup, yukarıda saydığım uygulamaların belli aralıklarla tekrarlanması ile ellerin yaşlanmasının önüne geçilebilir. Dekolte bölgesi, aslında yüze uygulanan hemen tüm uygulamalara dahil edilmesi ve güneşten korunması gereken bir bölgedir. Fotoyaşlanma sürecinden hızla etkilenir, bu sebeple Soğuk Işık ile leke, kızarıklık ve kılcal damar silinmesi işlemlerine 40'lı yaşlarda ihtiyaç duyulabilir. İki göğüs arası çizgilerine yönelik, mezolifting, mezobotoks, gençlik aşısı, PRP kombine seanslarda problemin giderilmesinde etkili olur. Saten yüz germe uygulaması, dekolte cilt kalitesinin arttırılmasında ve göğüs dikleştirilmesine de dolaylı yoldan yardımcı olan odaklı Radyofrekans ve Ultrason'dur. Dekolte bölgesine uygulanabilen hem cilt kalitesini arttıran hem de kırışıklıkları açarak göğsü dikleştiren tek kombin sistemdir.