• Çankaya / Ankara Eskişehir Yolu 4.km, Söğüt İş Merkezi, 2178. Cad. No:2/2
  • 0312 286 00 08 0555 890 00 08
  • Randevu Al

Cilt Tiplerine Göre Güneşten Korunma

  1. Gençleşiyorum
  2. Genç Blog
  3. Cilt Tiplerine Göre Güneşten Korunma

Cilt Tiplerine Göre Güneşten Korunma


Cilt Tiplerine Göre Güneşten Korunma | Gençleşiyorum.com


“CİLT TİPLERİNE GÖRE GÜNEŞTEN KORUNMA


Güneş kaynaklı UV dalgalarının başlıca cilt yaşlanması, leke ve deri kanserleri gibi pek çok cilt hastalığının sebebi olduğunu bilmekteyiz. Acaba güneş ışıkları ve güneşten korunma hakkında ne derece doğru bilgilere sahibiz?


*UVA ve UVB ışıklarının cildimize fayda ve zararları nelerdir?


Güneş kaynaklı doğal ve solaryum kaynaklı sentetik UV ışınları, 3 tiptir. Uzun dalga boyuna sahip UVA, başlıca iyi ve kötü huylu deri kanseri, melasma, güneş lekeleri, rozasea ve foto yaşlanma dediğimiz cilt rahatsızlıklarından sorumludur. Daha kısa dalga boyu olan UVB ise, birinci derece güneş yanığı olan kızarıklık dahil tüm güneş yanıklarından sorumlu dalga boyudur. Vücudumuzun D vitamini yapabilmesini UVB’ye borçluyuz. Her gün 15 dakika gün ortası saatlerde UVB almak D vitamini yapımı için şarttır. Ayrıca her 2 dalga boyu da derinin üst tabakasında kalınlaşmaya ve genel bağışıklık sistemini etkilerler. Düşük dozlarında olumlu etkilerken, yüksek dozları baskılar. Bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri, sedef, vitiligo, atopik dermatit, alopesi areata gibi hastalıklarda, UVB ve UVA dalga boylarını tedavide kullanmamıza olanak sağlar. UVC dalga boyu ise atmosferi geçerek yeryüzüne ulaşamayacak kadar kısadır. Bedenimiz üzerinde herhangi bir etki gösteremez.


Güneş kaynaklı Kızıl ötesi ışınlar da vardır. Isınmamızı sağlayan, rahatlatıcı ışınlardır. Ancak fazla maruz kaldığımızda, yanık, kılcal damar oluşumunu, kızarıklık, rozasea hastalığının gelişmesine sebep olurlar.


*Cilt tiplerine göre güneşten korunma farklılıklar gösterebilir mi?


Başlıca güneş ışınlarına verilen yanıta göre 5 farklı tip cilt vardır ve genel güneşten korunma prensipleri aynı olmakla birlikte, bazı değişiklikler göstermektedir.


Açık tenli bireyler, yani cilt tipi 1 ve 2 olan, süt beyazı tenli, sarı/kızıl saçlı, mavi/yeşil gözlü bireyler, güneşin tüm dalga boylarına karşı en hassas ve tüm güneş ilişkili deri hastalıklarına en yatkın bireylerdir. Bu kişiler asla bronzlaşamaz, her zaman güneş maruziyeti sonrası kızarırlar. Korunmasız maruziyet sonrası leke ve çillenmeye eğilimlidirler. Bu kişilerin, ekvatoral ve subtropikal ülkelerde(Ülkemiz dahil), yaz aylarında mutlak suretle “gün ortası” dediğimiz saatlerde yani saat 11.00 ile 15.00 arasında “direk güneş ışınlarına” maruz kalmamaları, gölge ve serin kapalı mekanları tercih etmeleri önerilmektedir. Bu kişiler yüksek güneş koruyucu kremler sürse ve giysi, gözlük, şapka gibi mekanik olarak korunsalar da bu saatlerde açık havada olmaları önerilmez. Bu saatler dışında ise, genel güneşten korunma prensiplerine uymaları önerilir. Bunlar;


Geniş kenarlı şapka, gözlük takmaları,


İnce açık renk pamuklu giysiler giymeleri ,


Açıkta kalan tüm deri bölgelerine de SPF 15 ve üstü UVA ve UVB koruyucu mineral filtreli kremleri 4 saat arayla kullanmaları,


Direk güneş maruziyet süresinin 30 dk.dan az olması tavsiye edilir.


Buğday tenliler, yani cilt tipi 3 olan kişiler ise nadiren kızarıklık, güneş yanıkları geliştirip, genellikle de bronzlaşırlar. Bu bireylerde de küresel ısınmaya bağlı ozon tabakasındaki hara



 


biyet arttıkça son yıllarda deri kanserlerinde ve güneş ilişkili cilt hastalıklarında artış görülmektedir. Dolayısıyla bu cilt tipine sahip kişilerin de gün ortası saatlerde, 11.00-15.00 arasında, genel korunma yöntemlerini uygulasalar bile direk güneşe maruz kalmaları önerilmez. Diğer saatlerde de Genel güneşten korunma prensiplerine uymaları önerilir.


Esmer tenli, cilt tipi 4 olan bireyler ise asla kızarmaz, her zaman birkaç ton bronzlaşırlar. Bu bireyler her ne kadar güneş yanıklarına karşı şanslı olsalar da tüm yukarıda bahsedilen genel korunma prensiplerine uymaları gerekmektedir. Bu kişilerde de UVA ya bağlı deri kanserleri ile fotoyaşlanma görülebilir.


Hangi saatler arasında dışarıda olmamız sakıncalıdır?


Yukarıda bahsedildiği üzere, Tropikal ve subtropikal ülkelerde, ısının 25derecenin üzerinde seyrettiği mevsimlerde, gün ortası saatler yani saat 11.00-15.00 arası en tehlikeli saatler olup, açık havada direk güneş altında olmak tüm cilt tiplerinde güneş yanıkları ve hücresel hasara sebep olacaktır. Dolayısıyla bu saatlerde, kapalı mekanlar ile serin ve gölge tercih edilmelidir. Bu saatlerde direk güneş maruziyeti, özellikle bebek, çocuk, yaşlılarda, kalp ve böbrek hastalığı olan kişilerde hayati önemi olabilen, güneş yanıkları, güneş çarpması gibi tablolara yol açabilir.


Akneli bireyler güneşten nasıl etkileniyor, nasıl güneş koruyucu kullanmalılar?


Akne, sanıldığının aksine, güneş ile şiddetlenebilen bir cilt rahatsızlığıdır. Ayrıca akne tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar güneş hassasiyetine de yol açabilmektedir. Bu sebeple tedavi altında olan/olmayan tüm akneli bireyler, eczanelerde satılan, yağsız medikal güneş koruyucular kullanmalılardır.


Hassas ciltler güneşten nasıl etkileniyor, nasıl güneş koruyucu kullanmalılar?


Hassas ciltler güneş ışınlarına, kızarıklık yanıtı veren ciltler olup, günün her saatinde direk güneş ışınlarından kaçınmalıdırlar. Hem genel korunma prensiplerine mutlak uymaları hem de en az SPF 30 ve üstü koruyucuları gün içinde 3-4 saat aralıklarla kullanmaları gerekmektedir.


Güneş yanıklarından nasıl korunuruz?


Güneşe maruziyet sonrası ilk saatlerde ortaya çıkan ve 6 saatten uzun süren kızarıklık aslında birinci derece güneş yanığıdır. Dolayısıyla beyaz-buğday tenin yaygın olduğu ülkemizde, pek çoğumuz hayatımızda az bir kez birinci derece güneş yanığı yaşarız. Esmer tenli bireyler güneş yanığı olmaz diye bir kural da yoktur. Gün ortasında 30 dk.dan fazla maruziyet esmer bireylerde de yanık yapabilir. Özellikle bebek ve çocukların yanıklardan korunması çok çok önemlidir.


Güneş yanıklarından korunmanın en temelinde şunlar vardır;


Yaz aylarında, gün ortası saatlerde kapalı, serin, gölge mekanlarda kalmak,


Diğer saatlerde “direk maruziyet süresini” 15-20 dk altında tutmak,


Giysi dışında kalan deri alanlarına da en az SPF 15 güneş koruyucu kullanmak,


Şapka ve gözlük takmak…


Özetle, yaz aylarında kısa süreli deniz kenarı tatillerinden, normal cilt tonumuzdan 1 ton koyu dönebiliyorsak, güneş yanığı olmamış ve doğru bir şekilde korunabilmişiz demektir….


Dr. Özge Banu Başsoy

Dermatoloji Uzmanı